Makale

Demokratik Türkiye, Irkçi, Fasist Avrupa!

Gerek Disisleri Bakani, Sayin Mevlüt Çavusloglu’nun uçaginin inis Izninin iptali, gerekse Aile ve Sosyal Politikalar Bakani Sayin Fatma Betül Sayankayan’nin kolluk zoruyla Hollanda sinirinin disina çikarilmasi, Avrupa Demokrasisi için sik hareketler olmadi. Öte yandan Bakani karsilamak için gelen toplulugun zor kullanilarak dagitilmasi ve üzerlerine köpeklerin sürülmesi de insan haklari ile izah etmek mümkün degildir. Demokrasiyle de bagdastirilamaz.

Bütün bunlari Islamafobi veya Türkiye düsmanligi ile izah etmek yeterli midir? Öncelikle sayin iki Bakanda Avrupa’daki Türk seçmene referandumda ‘EVET ‘ oyu kullanmalari için propaganda yapmaya gidiyorlardi. Oysa 298 Sayili Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkinda Kanunun 94. Maddesini A bendinin son fikrasi ‘Yurt disinda ve yurt disi temsilciliklerde seçim propagandasi yapilamaz.’ Hükmünü tasimaktadir. Bu Sayin Bakanlar kendi yasalarini ihlal etmis olmuyorlar mi?

Yine bugün Hollanda’da genel seçimler var. (14.03.2017 günü) Hollanda Hükümeti Diplomatik yolda seçim öncesinde Türkiye Hükümeti yetkililerinin Hollanda’ya referandum çalismasina gelmelerini istemediklerini bildiriyorlar. Sayin bakanlarimiz Hollanda hükümetinin hassasiyetini dikkate almadiklari gibi hem itham hem de tehdit ettiler. Bir yandan Nazilikle itham ederken, bir yandan da Dünyayi baslarina yikariz; diye benzeri tehditlerde bulundular. Arkasindan da AB’nin neden Türkiye’yi desteklemedikleri sikâyetinde bulunuldu. Simdi de tatilde bulunan Hollanda Büyük Elçisinin Türkiye’ye girisi yasaklandi. Yarin Büyük Elçi çikip Türkiye’ye gelirse Türkiye Tarafindan gülle mi karsilanacak?

Avrupa bu referandumda açikça ‘HAYIR’ çikmasini istiyor. Nedeni de çok açik. Avrupa meseleye demokrasi ve Insan haklari çerçevesinde bakiyor. Geçmiste Mussolini, Hitler ve Franko’da kendi ülkelerinde tüm devlet yetkilerini tek elde topladilar. Bunun zararini tüm Avrupa 2. Dünya savasinda ödedi. Türkiye Avrupa Birligine aday ülkedir. Aday bir ülke Kopenhag siyasi kriterlerini karsilamak zorundadir. Bunlar, Isleyen Bir Demokrasi, Hukukun Üstünlügü, Azinlik Haklarinin gelistirilmesi ve Insan Haklarina saygidir. Hukukun üstünlügü ancak devlet yetkililerinin de Meri hukuka uygun davranmasi ve bagimsiz ve tarafiz bir yargi ile saglanabilir. Yeni Anayasa paketi ne yazik ki tüm iktidar gücünü tek elde topluyor. Avrupa’nin geçirmis oldugu aci tecrübelere ragmen bu paketin geçmesini istemesini beklemek, kendi degerlerine ters düsmesini istemekten baska bir sey degildir.

Hükümet içerde yarattigi gerilim ve kutuplasmayi Avrupa’ya da tasimak isteyince, içinde bulundugumuz nahos durumla karsi karsiya geldik. Referandum sürecine bir bakalim: Tüm televizyon kanallari tek ses ‘EVET’i savunuyor. Hükümet yetkilileri sik sik ya’ hayir’ çikarsa kaos, kargasa olur temasini isliyor, ya da tüm ‘HAYIRCILARI’ terör yanlisi veya bölücü olarak itham ediyor. Hayir’i savunanlar saldirilara ugruyor, açik hava ve kapali salon toplantilari yasaklaniyor. Demokrasi gerçekten bu mudur?

Bir ülke kendi yurttaslarinin demokratik haklarini saglamiyorsa, yurttaslarinin bireysel ve kolektif Insan Haklarini yasama sokmuyorsa, baskalarina demokrasi ve insan haklari dersi verebilir mi? Sik sik belirttigimiz gibi Türkiye nüfusunun üçte biri Kürt’tür. Kürtlerin anadilde egitim haklari yok, dilleri resmi dillerden biri olarak kabul edilmiyor, kendi kendilerini yönetme haklari yoktur. Türkiye 80 milyon insaniyla, 783.562.Kilometre karelik cografyasiyla tek bir merkezde idare edildigi gibi yeni Anayasa Paketiyle simdi de tek bir adam tarafindan idare edilecektir. Sonra da dünyaya demokrasi dersi verecegiz!

Avrupa’nin hemen hemen tüm ülkeleri federal sistemlerle, öz yönetimlerle, Özerk bölgelerle Adem-i Merkeziyetçi bir tarzda idare ediliyor. Söz gelimi Hollanda 12 vilayetten olusmakta. Vilayetler Il Genel Meclisi tarafinda yönetilmekte. Il daimi Encümenleri yerel hükümet gibi yetkilidir. Imar, Kalkinma, Çevre. Trafik, ulasim ve su isleri konusunda tüm politikalar yerel yönetim tarafindan belirleniyor. Belediyeler de tam bir özerklige sahiptirler. Belediye Meclis Üyeleri Izlenecek Politikalarin çerçevelerini belirlemek, Kontrol etmek ve Halk temsilciligini yapma yetkilerine sahiptirler. Yerel yönetimler pek çok zaman merkezi hükümet politikalarina aykiri politikalara belirleme yetkisine sahiptirler. Nüfusu 17.000.000.dur. 41.500. Km karelik cografyasi vardir. Ülkede nüfusun %22’si yabancidir. Fert Basina 40.000. dolar milli geliri vardir. Nüfus Türkiye nüfusunun beste biri Milli geliri Türkiye kadardir. Dünya’da en çok ihraç eden onuncu ülkedir. Dolayisiyla her bir Hollanda vatandasi yaklasik bes Türk vatandasi kadar üretip, tüketmektedir. Öyle Sayin Cumhurbaskanimizin söyledigi gibi kalkinmamizi hazim edememe durumlari söz konusu degildir.

Hollanda nüfusunun %2.4′ Türkiye kökenlidir. Dört yüz bin Türk Vatandasi Hollanda da yasiyor. Bunlarin 320.000.’i çifte vatandas. Hollanda’da bu yurttaslarimizin anadilde egitim hakki vardir. Onlar da Hollanda’da ki seçimlere katilma hakkina sahiptirler. Bizim nadide demokrasimizde (!) birakin yabancilari, 20 milyon yurttasin anadilde egitim hakki yoktur. Referandumda evet çiksin diye iki ülke arasinda gerilimi tirmandirmak en çok bize zarar verecektir. Önce kendi ülkemizde isleyen bir demokrasi tesis edelim; sonra da AB demokrasini sorgulamak için, inanilir olalim.

14.03.2017

Av.Abdulmenaf KIRAN
HAK-PAR Genel Baskan Yardimcis

Abdulmenaf Kiran

Back to top button