HAK-PAR: Faili meçhul degil faili devlet cinayetler

HAK-PAR faili meçhul cinayetlerle ilgili 31 Ocak 2012 tarihinde Diyarbakir Saraykapi semtinde, geçtigimiz günlerde arkeolojik kazilarda bulunan toplu mezarin bulundugu iç kalede bir basin açiklamasi yapti.
Açiklamayi toplu mezarin bulundugu kazi alaninda yapmak isteyen HAK-PAR’lilar polis tarafindan engellendi. Polisin engellemesi nedeniylele Içkale girisinde Hak-Par Genel Baskani Bayaram Bozyel tarafindan yapilan açiklamayi asagida yayinliyoruz:
FAILI MEÇHUL DEGIL FAILI DEVLET CINAYETLER
Faili meçhul cinayetler, Kürt halkinin bedeninde açilmis hain bir hançer yarasidir. Faili meçhul kayiplar ise bu derin yaranin hiç dinmeyecek sizisidir. Kayip canlarimiz bulunmadan, onlarin katillerinden hesap sorulmadan bu yaranin kabuk baglamasi ve onun acisinin dinmesi mümkün degil.
Birkaç günden beri (arkamizdaki) Diyarbakir Içkale bölgesinde yapilan kazilarda sayisi her geçen gün artan insan iskeletleri çikartiliyor. Içkale siradan bir yer degil. Eski cezaevinin ve daha çok da JITEM’in merkezinin oldugu bir mekan. O JITEM ki her gün onlarca Kürt insaninin sag olarak girip ölü olarak disari atildigi, ya da tümden kaybettirildigi bir yer. Kürtler için bir ölüm kavsagi ya da zebanilerin ölüme doymadigi bir cehennem.
Bugün Kürdistan’in her yerinden faili meçhul kurbanlarin cesetleri, o cesetlerden geriye kalan kemikler fiskiriyor. Bu kadim ülke ölüm tarlalarina dönüsmüs durumda. Zengin bir tarih ve farkli uygarliklara besiklik etmis bu cografyanin haritasi, artik barindirdigi toplu mezarlarla anilir hale geldi.
Simdi bir kez daha, sayilari on binleri bulan faili meçhul cinayetlerin ve kayiplarin gerçek faillerinin kim oldugunu sormak istiyoruz, Kamuoyuna yansidigi gibi bu cinayetleri gerçeklestiren tek basina JITEM denen bir katiller güruhumudur? JITEM’in bunca cinayet ve vahseti Diyarbakir 7. Kolordu’dan, Ikinci Ordu’nun komuta kademesinden, Genel Kurmay Baskanligindan habersiz isledigi söylenebilir mi? Kürt halkina kan kusturan uygulamalarin, bir rutine dönüsen cinayetlerin MGK’nin bilgisi disinda, dönemin siyasi iktidarina ragmen gerçeklestirildigi iddia edilebilir mi?
Oysa hafizasini yitirmeyen, vicdan sahibi insanlar bütün çiplakligi ile gerçegin farkindadir. Dönemin Içisleri Bakani Mehmet Agar bin operasyona imza attigini söylemedi mi? Dönemin Basbakani Tansu Çiller infaz edilecek Kürt isimlerini içeren listelerle ortalikta dolasmadi mi?
Dönemin Milli Güvenlik Kurulu yeni bir Kürt kirimi konseptinin hayata geçirilmesi için oturup kararlar almadi mi? Geçen yüzyilin son çeyreginde Kürt halkini sindirmeyi amaçlayan bir plan, hiyerarsik bir düzen içinde hayata geçirildi. Bu hiyerarsik düzen devletin derini ya da hukuk disina tasmis olani degildi. Bütün kurum ve kurullariyla devletin ta kendisiydi.
Önce sagliklarindan nicedir umut kestigimiz bütün kayiplarimizin mezarlarini istiyoruz. Onlarla insani bir bagimiz olsun diye. Birakin, kendi mesrebimize göre yaslarini tutalim. Hunharca infaz edilen kurbanlarin katilleri yargilansin ve hesap sorulsun istiyoruz. Belki o zaman, baris, kapimizi çalma yüzünü bulabilir kendinde. Esas olarak da Kürt halkinin varligini, onun özgürce yasama hakkini yok sayan, onun hak taleplerini düsmanca karsilayip vahsice bastiran zihniyetle yüzlesissin istiyoruz. Çünkü her gün bir yenisi ortaya çikan toplu mezarlar söz konusu irkçi ve inkârci zihniyetin eseridir. Üstelik bu zihniyetin ilk cinayetleri de degil yasadiklarimiz. Cumhuriyetle basladi, Uludere Roboski katliami ile devam ediyor, Kürt halkina düsman bu anlayisin icraatlari.
Her sey için çok geç olmadan, kayiplarimiz bulunsun, tetikçilerden baslayarak dönemin sorumlularindan topyekûn hesap sorulsun. Böyle bir adim, ayni zamanda yüzyillik Kürt sorununun barisçil ve esitlikçi çözümüne kapiyi aralayabilir belki. 31.01.2012
Bayram BOZYEL
Hak ve Özgürlükler Partisi Genel Baskani
Dengê Kurdistan


