Mesele gerçekten Osmanlica mi?
Ak Parti sürekli ayni seyi yapiyor. Ikili bir dil kullaniliyor. Söylenenlerin, tartisilanlarin iki anlami var. Söylenen bazen içerige dair bazen de biçime, siyasete dair. Bazen de mesru bir gerekçeden yola çikarak baslatilan tartismaya ‘yüz yillik parantezin kapatilmasi’ hedefi giydiriliyor.
Osmanlica tartismasi da böylesi çift dille yürütülüyor. Osmanlica dersi mi konusuyoruz, yoksa seçime yönelik gerilim siyasetini mi? Bir yandan Osmanlica egitiminin masum ve hakli görünen gerekçeleri söyleniyor, öte yandan ‘isteseniz de istemeseniz de yapariz’ deniyor ya da ‘Türkiye yüz yil sonra basladigi mücadeleyi kaybetmis olacaktir’ yaziliyor.
Degismeyen bir taktik var. Her hafta medyada yeniden, yeniden yandas ve karsit sayimi yapiliyor. Her hafta yeni bir baslik altinda Ak Parti yandasi ve karsiti yazarlarin, yorumcularin pozisyonlarini bir kez daha ilan etmeleri saglaniyor. Saflar siklastirilirken, karsilikli olarak yalnizlasiliyor, issizlasiliyor da bir yandan. Digerlerinin ne düsündüklerini anlamanin, iliski ve diyalog zeminlerini çogaltmanin ve hatta yalnizca yan yana, yüz yüze durabilmenin bile yanlis olarak algilanacagi bir psikolojik iklim olusturuluyor. Böylece de hiçbir mesele kendi dinamikleri, boyutlari, niteligi içinde tartisilmadan sürekli bir kutuplasma ve kimlik siyasetini güçlendirme taktigine dönüsüyor.
Egitim surasi kendi basina ciddiyetle ve kapsamlica tartisilmayi hak ediyor. Gündeme yalnizca turizm meslek liselerinde alkol servisi egitiminin kaldirilmasi, zorunlu din dersinin birinci siniflardan baslamasi, Osmanlica egitimi önerileriyle gündeme gelen bir Sura’yi hak ettigince tartismayalim mi?
Sura kararlari yalnizca öneridir, dogru. Bu önerilerden çok daha kapsamli bir egitim reformuna ihtiyacimiz oldugu açik. Hangi uluslararasi standartla karsilastirirsaniz karsilastirin egitim sisteminin kalitesi ve sonuçlari ortada. Sura’da buna dair hiçbir tartisma ve öneri yapilmamissa, fen bilimlerin de, matematik de, bilgisayar ve internet kullanma becerilerini, muhakeme yetenegini kazandirmak, ögretmenlerin niteliklerini gelistirmek gibi hiçbir konuda tartisma ve öneri yoksa, içerik kadar niyet tartismasi da kaçinilmaz olur.
Osmanlica ögretilmelidir, isteyen de ögrenebilmelidir. Nitekim ögretiliyor da… Osmanlica’nin zorunlu ders oldugu liseler ve fakülteler var. Öyleyken buralardaki egitimin niteligi ve sonucu ortada. Hala okunamayan, hatta tasnif bile edilip edilmedigi belli olmayan milyonlarca belgelik arsivlerin hali biliniyor. Dolayisiyla Osmanlica egitiminin niteligi üzerine yapilmasi gereken bir dolu is var. Osmanlica egitecek insanlarin yetistirilmesi de dahil. Osmanlica’dan daha genis perspektifte baktigimizda tarih derslerinin degismesi, tarih bilincinin gelistirilmesi, derslerin resmi tarih söyleminin disina da çikabilmesi gibi bir boyutu da var meselenin. Bu ülkede her siyasal kümenin farkli tarih anlayisi var. Kimilerinin tarihi 1923’ten, kimilerinin ki 1453’ten, kimilerinin ki de 1071!den basliyor. Halbuki bu topraklarda bes bin yillik tarihin yasananlari, savaslari, barislari da Osmanlica dahil Kürtçe, Ermenice, Rumca tüm dilleri de bizim. Tarih egitimini de dil egitimini de tekçi devlet ideolojisiyle degil, toplumun çogulculugunu dikkate alarak tasarlarsak huzura erecegimiz açik.
Mezar taslarini, dedemizin fotograf arkasi yazisini okuyamiyoruz, dogru. Öte yandan su anda kendi dillerinden egitim alamayan 7 milyon dolayinda 18 yas alti Kürt yurttasimiz var. Kürt komsumuza Kürtçe ‘günaydin’ veya ‘merhaba’ demeyi bilmiyoruz, ögrenme ve ögretme ihtiyaci da duymuyoruz. Sura’da bunlari da tartismiyoruz. Hatta çözüm süreci dedigimiz büyük hikayenin içinde bile dogru dürüst anadilinde egitimi tartismiyoruz.
Yapilacak sey egitim reformunu, kültür devrimini dogru dürüst tartisabilmektir. Egitimin, kültürün devletçi, tektipçi yaklasimlarla neler basarabildigini ya da nelere yol açabildigini kendi tarihimizden de dünya tarihinden de birçok örnegiyle biliyoruz. Okullarda ögreteceginiz seyi çocuklar ister ‘hazir olda’ dinlesinler, ister takkeleriyle dinlesinler, ister Osmanlica ögretin, ister tarih ögretin, içerik tektiplilik ise, amaç bu günün devlet anlayisinin ‘makbul vatandasini’ üretmek ise basarili olma sansiniz yoktur.
——————————-
T24-11 Aralik
Bekir Agirdir