Yalman’in sözleri ve Çetin Dogan gerçegi
1’inci Ordu Komutani Çetin Dogan, AK Parti hükümetini devirme tesebbüsü içindeydi. Bunun birçok emaresi var ama dönemin Kara Kuvvetleri Komutani Aytaç Yalman’in söyledikleri de önemli. Yalman, 5-7 Mart 2003 tarihinde, 1. Ordu Komutanligi’nda düzenlenen Plan Semineri’nin bir bölümünde, ‘iç tehdit senaryosu’nun oynandigini, bu durumun Kara Kuvvetleri Kurmay Baskani Ilker Basbug tarafindan kendisinden gizlendigini açiklamaya devam ediyor. Yalman, Basbug’a 1. Ordu’nun önerdigi iç tehdit senaryosunun seminerde görüsülmemesi talimatini veriyor. Bu talimat, 3 Ocak 2003’te 1. Ordu Komutanligi’na gönderiliyor. Çetin Dogan, iç tehdit senaryosunu görüsme konusunda israr ediyor ve 31 Ocak’ta iç tehdide iliskin senaryoyu da ihtiva eden bir uygulama emrini maiyetindeki birliklere ve Kara Kuvvetleri Komutanligi’na gönderiyor. Ama Ilker Basbug, bu konuda Yalman’i bilgilendirmiyor ve Yalman, ‘görüsülmesin’ dedigi iç tehdit senaryosunun Plan Semineri’nde oynandigini, seminerin bitiminden 1 gün sonra, toplantidaki Kara Kuvvetleri gözlemcisinden ögreniyor.
Aytaç Yalman yazdigi 2 ciltlik kitapta (Zor Yillarin Sessiz Tanigi) bir soru soruyor; simdi de sormaya devam ediyor: ‘Emrime aykiri bu seminer niçin yapildi? Benden her türlü bilgi ve belge neden gizlendi? Bu seminerin yapilacagini 31 Ocak 2003’te ögrenen Ilker Basbug niçin bana haber vermedi?’
Ve Çetin Dogan emre aykiri bu senaryoyu oynamakta niçin israr etti?
***
1’inci Ordu Komutanligi’nin darbeye elverisli bir makam olmadigini ileri sürenler, bunun cevabini da Aytaç Yalman’in kitabinda bulabilir. Dönemin Genelkurmay Baskani Hüseyin Kivrikoglu, Çetin Dogan’a Kara Kuvvetleri sözü veriyor. Sonra kararindan vazgeçiyor. Dogan, MGK Genel Sekreteri veya Genelkurmay 2. Baskani olmak istiyor. Ama Kivrikoglu bunu da reddediyor. Aytaç Yalman söyle yaziyor: ‘Kivrikoglu, Çetin Dogan hakkinda aldigi bilgilerden sonra onu Kara Kuvvetleri Komutani yapmaktan vazgeçmis. Dogan atanamayinca ihtiraslarinin esiri olup emre itaatsizlik yaparak, arkadaslarinin hayatini karartmistir. Balyoz davasinin asli budur Dogan, niçin Genelkurmay 2. Baskani ya da MGK Genel Sekreteri olamadi? Bunun cevabini dönemin komutanlari net ve açik verebilir.’
Aytaç Yalman, Kara Kuvvetleri Komutanligi’na atandiktan sonra, hasta olduguna ve görevi birakacagina dair mektuplu bir kampanya baslatildigini da hatirlatiyor. Ayrica 2002’de Ankara’da ‘Hilmi Özkök’ü mü saf disi birakalim yoksa Aytaç Yalman’i mi’ gündemli bir toplanti yapiliyor. ‘Aytaç Yalman koltuga yapisti’ haberleri Silahli Kuvvetler içindeki Psikolojik Harekât birimi vasitasiyla dolasima sokuluyor.
Çetin Dogan’in amacinin Kara Kuvvetleri Komutani’ni saf disi etmek oldugu anlasilmiyor mu?
Ikinci Balyoz iddianamesinde yer alan bir belgeyi hatirlayalim. Zirve sorusturmasi sirasinda, Inönü Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Baskani Prof. Salim Cöhce’nin bilgisayarinda bir bilgi notuna ulasilmisti. Hursit Tolon ile Erdal Senel arasindaki bir konusmaya dairdi:
“Kuvvet Komutani Yalman Pasa istifa edip, yerine Çetin Pasa kuvvet komutani olacakti. Fakat Çetin Pasa bu plani herkese anlatti. Genç subaylar arasinda bile Yalman Pasa’nin istifa edecegi konusuldu. Bu da büyük memnuniyet yaratti. Çünkü Çetin Pasa’nin ne yapip edip Hilmi Özkök Pasa’yi istifa ettirecegi ve onun yerine Genelkurmay Baskani olacagi biliniyordu. Fakat Çetin Pasa’nin bosbogazligi istifa konusunun herkes tarafindan duyulmasina neden oldu. Tabii bu arada Özkök ile Büyükanit pasalar da bunu duydu. Ögrendigime göre hükümete bile bu konu ulastirildi. Tedbir almasi saglandi
Çetin Pasa ismi yiprandi. Yalman Pasa da göz göre göre istifa edemedi. Istifa etseydi TSK yipranirdi. Elbette biraz da bu is Yalman Pasa’nin isine geldi. Çetin Pasa her firsatta duyulur mu duyulmaz mi dikkat etmeden hükümet aleyhinde konustu. 1. Ordu plan tatbikatinda onlarca subay içinde neredeyse yapacagimiz hareketi açikladi. Milli Mutabakat Hükümeti’nin kurulmasindan bile söz etti. Bunlar hükümet dahil her yerde duyuldu. Çetin Pasa kendine fazla güvendi.”
Tabii bu notun da sahte oldugu ileri sürülüyor.
***
Balyoz’da her sey sahte olsa bile, Çetin Dogan gerçek. Nitekim Mustafa Balbay’in notlarinda da ondan söz ediliyor. Balbay, Mehmet Bey diye birinden naklen 31 Mart 2003 tarihinde sunlari yazmis:
‘Çetin’in ameliyat olmasinin nedeni hazirlik. O güne hazirlaniyor. Aktüel’deki röportajda sürekli ben emekli olacagim demesinin nedeni, bazi dedikodular çiktigi için kimseyi ürkütmemek.’
Balyoz’u yargilayan mahkemede bazi usul hatalari olabilir ama bu, Çetin Dogan ve arkadaslarinin darbe kalkismasi içinde bulundugu gerçegini ortadan kaldirmaz.
Askerlerin sadece listede isimleri var diye süpheli duruma düsürüldükleri ya da daha hafif cezalarin uygulanmasi gerektigi hatirlatilabilir fakat darbe hazirliginin olmadigina ya kötü niyetliler, isbirlikçiler ya da zekâ özürlü olanlar ancak inanabilir.
Dayanak
‘Balyoz CD’leri sahte Zira bilirkisi raporu bilgisayarin sistem saatiyle oynandigini tespit etti.’
Balyozcular’in en önemli dayanagi bu iddia. Ama zaten Yargitay kararinda sistem saati geri alinmis bir bilgisayarda listelerin güncellendigi belirtiliyordu.
Sizce bu durumda en büyük dayanak çökmüyor mu?
Hepiniz masumsunuz!
KCK Yürütme Konseyi Es Baskani Cemil Bayik, Ahmet Sik’a önemli bir açiklama yapti: ‘MIT Müstesari Hakan Fidan bize ‘Paris cinayetini MIT’çiler isledi’ dedi.’
Tabii Hakan Fidan, Paris cinayetini, MIT içindeki Cemaatçiler’e ve Ulusalcilar’a yikmis.
Zaten her tasin altinda Cemaat var. Hepiniz masumsunuz!
http://img.bugun.com.tr/newsFiles/arsiv/478-belge1.jpgFidan süs saksisi mi?
MIT’e iliskin bir arz notu gazetelerde yayinlanmisti. Cinayetten önceki tarihi tasiyor. Belgede söyle deniliyor: ‘Fransa’ya gelen Sakine Cansiz, oturma izni, pasaport yenilenmesi gibi resmi islemlerini, örgütün yaptigi görevlendirme kapsaminda Kaynak araciligiyla yerine getirmistir. Kaynak, tarafimizla görüsmek üzere, ülkemize son gelisinde, örgüt hedeflerine yönelik saldiri, sabotaj, suikast tarzi operatif imkân ve kabiliyetleri çerçevesinde, belirlenen kisilere yönelik hazirlik yapmasi, çalisma esnasinda gerekli ekipmani temin etmesi, tarafimizla gerçeklestirdigi her türlü haberlesmeye azami derecede özen göstermesi yönünde talimatlandirilmis, olasi harcamalar için 6 bin Avro ödeme yapilmistir. Sakine Cansiz’in önümüzdeki dönemde Avrupa genelindeki faaliyetlerinden, irtibat kanallarindan, yazisma ve ikamet adreslerinden de haberdar olma kabiliyetine erisen Kaynak, söz konusu örgüt mensubunun etkisiz hale getirilmesine yönelik operasyonel bir tasarlama kapsaminda degerlendirilebilecektir. Bu baglamda, Kaynak ve faaliyet güvenligi de gözetilerek LEJYONER’in Sakine Cansiz’a yönelik girisimde bulunmasi kapsaminda talimatlandirilmasi planlanmaktadir. Tensiplerinize arz ederim.’
Bu belgenin üzerinde el yazisiyla düsülen notlar ve birçok isim var. Hakan Fidan, Paris cinayetinin çözüm sürecine yönelik bir tertip oldugunu düsünüyorsa, sorumlulari çoktan bulup cezalandirmis olmaliydi.
Birçok ihtimal mevcut:
1) Bu cinayette Fidan’in parmagi var.
2) Fidan’in parmagi yok. Alt kademede islendi. Bu kadar önemli bir eylemi engelleyemiyorsa, teskilâtin basindaki kisi bir süs saksisindan ibaret.
3) Gerçekten cinayet MIT’in içindeki bir grup tarafindan islendiyse, isimleri belli olduguna göre, bunlara karsi ne yapildi? Adalete teslim edildiler mi?
—————————————-
Bugün-17 Mart
Nazli Ilicak
